Öz
Giriş
Akciğer tüberkülozu (PTB) küresel bir sağlık sorunudur ve endemik bölgelerde hızlı ve güvenilir tanı çok önemlidir. Monosit-lenfosit oranı (MLR), mutlak monosit ve lenfosit sayımları arasındaki ilişkiyi temsil eder ve son çalışmalar, yüksek MLR’nin PTB için umut vadeden bir tanısal ve prognostik biyomarker olduğunu göstermektedir. Kronik enfeksiyona karşı bağışıklık yanıtına dair bilgi sağlar ve bu da onu potansiyel bir biyomarker haline getirir. Bu çalışma, aktif PTB’li hastalarda tedavi tamamlanmadan önce ve sonra MLR’deki değişiklikleri değerlendirmeyi amaçlamıştır.
Gereç ve Yöntem
Bu retrospektif çalışma, Karnataka’da bir üçüncü basamak sağlık kuruluşunun Patoloji Bölümü’nde 4 yıllık bir süre boyunca yürütülmüştür. Çalışmaya, tüberküloz tanısı konmuş 136 hasta ve 150 sağlıklı kontrol dahil edildi. Monosit-lenfosit oranı (MLR) değerleri, tüberkülozlu hastalarda tedavi öncesi ve sonrası değerlendirildi ve sağlıklı kontrol grubuyla karşılaştırıldı. Veriler uygun istatistiksel yöntemler kullanılarak analiz edildi.
Bulgular
Tüberkülozlu hastaların MLR değerleri kontrol grubuna göre anlamlı derecede daha yüksekti (p < 0,05). MLR ayrıca, tüberkülozlu hastalarda tedavi sonrası anlamlı derecede azaldı (p < 0,0001), bu da önemli bir tedavi etkisine işaret etmektedir. Alıcı işletim karakteristik analizi, 0,38’lik bir MLR eşik değerinin, aktif tüberkülozu tespit etmede %76,47 duyarlılık ve %94,67 özgüllük sağladığını gösterdi.
Sonuç
Bu çalışma, MLR’nin tüberküloz için değerli bir biyobelirteç olduğunu doğrulamaktadır. Tüberkülozlu hastaları sağlıklı kontrol grubundan etkili bir şekilde ayırt eder ve tedavi yanıtının izlenmesinde faydalı olabilir. Belirlenen 0,38 eşik değeri, orta düzeyde duyarlılık ve yüksek özgüllük göstermiş olup, MLR’nin PTB’de hastalık ilerlemesini ve tedavi etkinliğini değerlendirmek için güvenilir bir araç olabileceğini göstermektedir.


