Öz
Giriş
Tüberküloz (TB) için kullanılan geleneksel tanı yaklaşımları çoğu zaman kesin sonuç elde etmek için uzun süre gerektirmekte ve bu durum zamanında klinik karar verilmesini geciktirebilmektedir. Doğal bağışıklık yanıtını yansıtan konak kaynaklı inflamatuvar biyobelirteçler son yıllarda giderek daha fazla ilgi görmektedir. Ancak uzun pentraxin ailesinden olan PTX3’ün rutin olarak kullanılan akut faz proteinleri ve hematolojik parametrelerle birlikte değerlendirilmesinin tanısal değeri henüz yeterince araştırılmamıştır. Bu çalışmada, sistemik inflamasyonu ve doğal bağışıklık dinamiklerini yansıtan çok parametreli bir inflamatuvar panelin TB tanısındaki performansı artırabileceği hipotez edilmiştir. Bu nedenle çalışmanın amacı, PTX3, C-reaktif protein (CRP) ve serum amiloid A (SAA) gibi enfeksiyon ilişkili biyobelirteçlerin; lenfosit, monosit, nötrofil, eozinofil, bazofil ve trombosit gibi hematolojik parametrelerle birlikte tanısal performansını değerlendirmek ve farklı biyobelirteç kombinasyonlarının TB hastalarının belirlenmesine katkısını araştırmaktır.
Gereç ve Yöntem
Bu kesitsel çalışmada periferik kan örnekleri Sysmex XN-1000 hematoloji analizörü kullanılarak analiz edilmiştir. CRP ve SAA düzeyleri kemilüminesans yöntemiyle, PTX3 düzeyleri ise ELISA yöntemi ile ölçülmüştür. Tanısal performans, alıcı işletim karakteristiği eğrisi analizi kullanılarak değerlendirilmiştir.
Bulgular
TB grubunda CRP, SAA, WBC, MONO ve NEU düzeyleri kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek, LYM ve BASO düzeyleri ise anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p < 0,05). Değerlendirilen biyobelirteç kombinasyonları arasında sayısal olarak en yüksek tanısal performans CRP–MONO modelinde (AUC: 0.943), ardından CRP-LYM modelinde (AUC: 0.934) elde edilmiştir.
Sonuç
Bulgularımız, rutin olarak elde edilebilen inflamatuar biyobelirteçlerin hematolojik parametrelerle birleştirilmesinin, aktif TB’li hastaları sağlıklı kontrollerden ayırt etmede potansiyel bir fayda sağlayabileceğini düşündürmektedir. Bu keşif niteliğindeki bulguların klinik uygulamaya geçmeden önce daha büyük, bağımsız, çok merkezli kohortlarda doğrulanması gerekmektedir.


