Öz
Giriş
Cerrahi alan enfeksiyonları (CAE), dünya çapında ameliyat sonrası morbidite, uzun süreli hastanede kalış ve artan sağlık hizmetleri maliyetlerinin başlıca nedenidir. Arnavutluk’ta CAE oranları tarihsel olarak yüksek olmuştur; ancak, üçüncü basamak hastanelerdeki son altyapısal ve organizasyonel reformlar ölçülebilir bir ilerleme sağlamıştır. Bu çalışmada, Arnavutluk’taki “Rahibe Teresa” Üniversite Hastanesi Merkezi’nde altyapı modernizasyonu, sterilizasyon hizmetlerinin merkezileştirilmesi ve tek kullanımlık malzemeler ile laparoskopik tekniklerin kullanılmaya başlanmasının CAE insidansı üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir.
Gereç ve Yöntem
Ekim 2023 ile Ekim 2024 tarihleri arasında Genel ve Sindirim Sistemi Cerrahisi Anabilim Dalı’nda prospektif bir gözlemsel çalışma yürütüldü. Hastaların demografik özellikleri (yaş, cinsiyet), cerrahi özellikleri (üst veya alt gastrointestinal; elektif veya acil), eşlik eden hastalıklar (hipertansiyon, diabetes mellitus, malignite) ve CAE oluşumu hakkında veriler toplandı. Mikrobiyolojik analizler, 2024 Avrupa Antimikrobiyal Duyarlılık Testi (ADT) yönergelerine uygun olarak patojen tanımlama ve ADT içeriyordu.
Bulgular
Bin yüz yetmiş dokuz hastanın (%51,2’si erkek; ortalama yaş 57,8) %5,4’ünde abdominal cerrahi sonrası CAE gelişti. Enfeksiyon oranları alt gastrointestinal prosedürlerde (%57,8), üst gastrointestinal prosedürlere (%42,2) göre anlamlı derecede daha yüksekti. ≥ 50 yaş hastalarda CAE riski daha yüksekti (p = 0,01), eşlik eden hastalıkları (p = 0,0007) ve diyabeti (p = 0,0006) olanlarda da aynı risk mevcuttu. Enfekte hastalarda ortalama hastanede kalış süresi belirgin şekilde daha uzundu (4,4’e karşı 2,0 gün; p < 0,0001). Escherichia coli (%39) ve Enterococcus faecalis (%22) en sık görülen izolatlar olup, siprofloksasine (%34) ve trimetoprim-sülfametoksazol (%31) karşı belirgin direnç göstermekteydi. Enfeksiyon oranlarındaki azalmalar, gelişmiş ameliyathane ventilasyonu, iyileştirilmiş sterilizasyon uygulamaları ve tek kullanımlık malzemelerin kullanımıyla yakından bağlantılıydı.
Sonuç
Arnavutluk, hedefli altyapı ve prosedür reformları sayesinde CAE önlenmesinde önemli ilerleme kaydetmiştir. Bununla birlikte, özellikle antimikrobiyal direnç ve ulusal bir CAE gözetim sisteminin olmaması gibi devam eden zorluklar, koordineli ve çok disiplinli bir stratejiye olan ihtiyacın altını çizmektedir. Antimikrobiyal yönetimin güçlendirilmesi, perioperatif protokollerin standartlaştırılması ve minimal invaziv cerrahinin kullanımının yaygınlaştırılması, iyileştirmelerin sürdürülmesi için temel önceliklerdir.


